Kaç tür vardır? | Hannah Ritchie


Gezegenimizi kaç türle paylaşıyoruz? Bu, çevremizdeki dünyayı anlamak için son derece temel ve mühim bir sorudur.

Bu sayıyı bilmememiz ya da en azından iyi bir tahminimiz olmaması neredeyse düşünülemez. Ancak gerçek şu ki, bu soru dünyanın taksonomistleri için hâlâ bir muamma olmaya devam ediyor.

Önemli bir ayrım, kaç tür tanımladığımız ve tarif ettiğimiz ile gerçekte kaç türün var olduğudur. Dünyadaki türlerin sadece çok küçük bir kısmını tespit edebildik; dolayısıyla bu sayılar birbirinden oldukça farklıdır.

Kaç tür tanımladık?

Toplamda kaç tür olduğu konusundaki tahminlere geçmeden önce, öncelikle “kaç türü tanıdığımızı bildiğimizi” sormalıyız. Yani, tanımladığımız ve isimlendirdiğimiz türleri.

IUCN Kırmızı Listesi, tarif edilmiş türlerin sayısını takip eder ve bu sayıyı taksonomistlerin en son çalışmalarına dayanarak her yıl günceller. 2025 yılında, IUCN gezegende 2,17 milyon tür listeledi. Grafikte, çeşitli taksonomik gruplara göre ayrıntılı bilgiyi görüyoruz: 1 milyon böcek, 11.000’den fazla kuş, 12.000’den fazla sürüngen ve 6.000’den fazla memeli (Şekil 1).

Şekil 1 Tarif edilmiş türlerin sayısı. Her taksonomik grupta tanımlanmış ve isimlendirilmiş türlerin sayısı. Pek çok tür henüz tarif edilmediğinden, bu sayı dünyadaki toplam tür sayısının çok altında kalmaktadır.

Bu sayılar — özellikle bitkiler veya mantarlar gibi daha az bilinen gruplar için — biraz fazla yüksek olabilir. Bunun nedeni, tarif edilen bazı türlerin “sinonimler[1]” olmasıdır; yani bunlar, halihazırda bilinen türlerin tarifidir ve sadece ayrı bir isim verilmiştir[2]. Sinonimleri ortadan kaldırmaya yönelik süregelen bir değerlendirme süreci mevcuttur (ve çoğu eninde sonunda kaldırılır), ancak türler genellikle sinonimlerin bulunup kaldırılabileceğinden daha hızlı bir tempoda eklenmektedir[3].

Bu etkinin ne kadar büyük olabileceğine dair bir fikir vermek gerekirse, Science dergisinde yayınlanan bir çalışmada Costello ve diğerleri (2013), tanımlanmış türlerin yaklaşık %20’sinin henüz keşfedilmemiş sinonimler (diğer bir deyişle, birer kopya) olduğunu tahmin etmişlerdir2. O dönemde tarif edilen 1,9 milyon türün, aslında 1,5 milyon benzersiz türe daha yakın olduğunu tahmin ettiler.

Bu “%20 sinonimlik” oranının doğru olduğunu varsayarsak, tarif edilmiş 2,16 milyon türümüzün sayısı aslında 1,7 milyona daha yakın olabilir.

Her ne olursa olsun, tüm bu sayıların gerçek tür sayısını olduğundan az gösterdiğini biliyoruz. Henüz keşfedilmemiş çok sayıda türün varlığı, küresel biyolojik çeşitlilikteki değişiklikleri ve türlerin yok olma hızını anlama yeteneğimiz üzerinde gerçek sonuçlar doğurmaktadır.

Belirli türlerin var olduğunu bilmiyorsak, bunların neslinin tükenmiş olabileceğini ya da yakında tükeneceğini de bilemeyiz. Bazı türler, daha önce var olduklarını fark etmeden önce kaçınılmaz olarak nesli tükenecektir.

Gerçekte kaç tür var?

Robert May’in Science dergisinde yayımlanan bir yazısında özetlediği gibi[4]:

Eğer Starship Enterprise[5]’ın uzaylı bir versiyonu Dünya’yı ziyaret etseydi, ziyaretçilerin ilk sorusu ne olurdu? Bence şu olurdu: “Gezegeninizde kaç farklı yaşam formu — tür — var?” Utanç verici bir şekilde, en iyi tahminimiz 5 ila 10 milyon ökaryot aralığında olurdu (virüsleri ve bakterileri saymazsak), ancak 100 milyonu aşan ya da 3 milyona kadar düşen sayıları da savunabilirdik.

Araştırmacılar, kaç tür olduğu konusunda oldukça geniş bir aralıkta tahminlerde bulunmuşlardır. May’in de belirttiği gibi, bu sayı 3 ile 100 milyonun çok üzerine kadar uzanmaktadır — aradaki fark, büyüklük bakımından birçok mertebeye tekabül etmektedir. Bazı daha yeni araştırmalar ise bu sayının bir trilyona kadar çıktığını tahmin etmektedir.

En sık alıntılanan sayılardan biri Camilo Mora ve meslektaşlarına aittir; bu araştırmacılar, günümüzde Dünya’da yaklaşık 8,7 milyon tür olduğunu tahmin etmişlerdir[6]. Costello ve diğerleri (2013) 5 ± 3 milyon tür olduğunu tahmin etmektedir; Chapman (2009) ise 11 milyon olduğunu tahmin etmektedir; Scheffers ve diğerleri (2012) ise literatürdeki tahmin aralığını inceledikten sonra somut bir sayı vermekten kaçınmıştır3 [7] [8]. Daha yeni araştırmalar, gerçek sayının milyarlarca olduğunu gösteriyor.

Tür sayısı konusunda neden bu kadar büyük bir görüş ayrılığı var?

İlk zorluk, “tür”ün ne olduğunu bile tanımlamaktır. Kuşlar veya sürüngenler gibi iyi bilinen taksonomik gruplarda bile türlerin nitelendirmesi zaman içinde değişebilir[9]. Organizmalar ve bunların diğerleriyle olan ilişkileri hakkındaki bilimsel anlayışımız hâlâ gelişmeye devam ediyor. Bu, bir türü birden fazla türe “ayırmak” ya da “ayrı türleri” tek bir tür altında birleştirmek anlamına gelebilir. Bunun açık bir örneği, BirdLife International Review'un daha önce tek bir kuş türü olarak kabul edilen Kırmızıkarınlı Pitta'yı on iki ayrı türe ayırmasıydı.

İkinci zorluk, memeliler, kuşlar ve sürüngenlere kıyasla daha az çalışılmış gruplar için tahminler ortaya koymaktır. Anlaşmazlıkların çoğu böcekler, mantarlar ve diğer daha küçük mikrobiyal türler konusunda ortaya çıkmaktadır. Bu kadar küçük ve ulaşılması zor yaşam formları konusunda bir fikir birliğine varmak şüphesiz zordur. Bilinen memeli türü sayısı 6.000 ile 7.000 arasındayken, tarif edilmiş kın kanatlılar (Ordo: Coleoptera) sayısı ise 350.000 ile 400.000 arasındadır[10].

Tür tahminlerindeki en büyük belirsizlik alanı, bakteriler ve arkeler ile ilgilidir. Bu sayı, sadece birkaç bin ile milyarlar arasında değişebilir[11]. Larsen ve diğerleri tarafından 2017 yılında yayınlanan bir çalışmada, Dünya’da 1 ila 6 milyar tür olduğu tahmin edilmektedir ve bunların %70 ila %90’ını bakteriler oluşturmaktadır[12].

“Kaç tür var?” sorusuna verilecek dürüst cevap, bunu tam olarak bilmediğimizdir. Tahminler, birkaç milyondan milyarlarca sayıya kadar uzanan birkaç büyüklük derecesini kapsamaktadır. En son tahminler, daha yüksek aralığa dayanmaktadır. En büyük belirsizlik, toplamının yalnızca küçük bir yüzdesini tarif edebilmiş olduğumuz — bakteri ve arkeler — küçük yaşam formlarıdır.


Çevirmen: Onur Kenan Aydoğdu


Kaynak:
 Hannah Ritchie, Kaç tür vardır? Gezegenimizi kaç türle paylaşıyoruz? Bu türlerin kaçını bulduk ve tanımladık?, (Çev. Onur Kenan Aydoğdu), https://www.academia.edu/179541097/Ka%C3%A7_t%C3%BCr_vard%C4%B1r_Gezegenimizi_ka%C3%A7_t%C3%BCrle_payla%C5%9F%C4%B1yoruz_Bu_t%C3%BCrlerin_ka%C3%A7%C4%B1n%C4%B1_bulduk_ve_tan%C4%B1mlad%C4%B1k, Erişim Tarihi: 25.10.2026

Dipnotlar

[1] (Ç. N.) İki zoolojik ismin isim taşıyan tiplerinin aynı takson'a ait olduğu kabul edilirse, bu iki isim o takson'un sıralamasında sinonim olarak kabul edilir. Örneğin: Siğilli kurbağa isimleri Bufo bufo (Linnaeus, 1758) ve Bufo spelaeus Rivière, 1886 için tip örnekleri artık aynı türe ait kabul edilmektedir, dolayısıyla isimler sinonimdir ve Uluslararası Zoolojik İsimlendirme Komisyonu (ICZN) Öncelik İlkesi (Madde 23; 7 sözlük) uyarınca, her iki ismin de başka bir şekilde geçersiz olmadığı varsayıldığında, bu tür için daha eski ve geçerli isim B. bufo'dur.

[2] Costello, M. J., May, R. M., & Stork, N. E. (2013). Can we name Earth's species before they go extinct?. Science, 339(6118), 413-416.

[3] Solow, A. R., Mound, L. A., & Gaston, K. J. (1995). Estimating the rate of synonymy. Systematic Biology, 44(1), 93-96.

[4] May, R. M. (2010). Tropical arthropod species, more or less?. Science, 329(5987), 41-42.

[5] (Ç. N.) Enterprise ya da USS Enterprise, genellikle “Starship Enterprise” olarak anılır ve Star Trek bilim kurgu serisindeki çeşitli uzay gemilerinin adıdır.

[6] Mora, C., Tittensor, D. P., Adl, S., Simpson, A. G., & Worm, B. (2011). How many species are there on Earth and in the ocean?. PLoS Biol, 9(8), e1001127.

[7] A. D. Chapman, Numbers of Living Species in Australia and the World (Biodiversity Information Services, Toowoomba, Australia, 2009).

[8] Scheffers, B. R., Joppa, L. N., Pimm, S. L., & Laurance, W. F. (2012). What we know and don’t know about Earth’s missing biodiversity. Trends in ecology & evolution, 27(9), 501-510.

[9] Tobias, J. A., Seddon, N., Spottiswoode, C. N., Pilgrim, J. D., Fishpool, L. D., & Collar, N. J. (2010). Quantitative criteria for species delimitation. Ibis, 152(4), 724-746.

[10] Stork, N. E., McBroom, J., Gely, C., & Hamilton, A. J. (2015). New approaches narrow global species estimates for beetles, insects, and terrestrial arthropods. Proceedings of the National Academy of Sciences, 112(24), 7519-7523.

[11] Dykhuizen, D. (2005). Species numbers in bacteria. Proceedings. California Academy of Sciences, 56(6 Suppl 1), 62.

[12] Larsen, B. B., Miller, E. C., Rhodes, M. K., & Wiens, J. J. (2017). Inordinate fondness multiplied and redistributed: the number of species on earth and the new pie of life. The Quarterly Review of Biology, 92(3), 229-265.

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Darwin Öncesi Müslümanlar ve Evrim Teorisi | T. O. Shanavas

Duygudurum Bozukluklarının Nörobiyolojisi | Guy Goodwin

Bilimin Gün Işığında Bir Fizikçi: Feza Gürsey | Irmak Koç