Kayıtlar

Bilim Tarihi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Müslüman Kadınlar ve Bilim: “Eksik” Aktörlerin Aranışı | Margaret Gaida

Resim
  Modern dünya öncesinde İslam dünyasında bir kadına ithaf edildiği bilinen tek bilimsel çalışma, Biruni’nin Kitāb al-tafhīm li-awā'il ṣina'at al-tanjīm veya Astroloji Sanatının Unsurlarının Anlaşılması Üzerine  [1] kitabıdır. 11. yüzyılın başlarında yazılan bu eser Pers İmparatorluğu'nun bir bölgesi olan Harezm’den el-Hasan'ın kızı prenses Rayhana’ya adanmıştır. Biruni’nin ona olan bağlılığı onun varlığının tek kanıtı olduğu için Rayhana'nın hayatı efsanelerle sınırlıdır. Modern baskının editörü 1934'te şöyle yazmıştı: "Bilimsel bilgiye duyduğu arzu ve kendisine ithaf edilmiş bir kitaba sahip olma gibi nadir bir ayrıcalığıyla doğulu kadınlar arasında diğerlerinden ayrışan biri." Modernizm öncesi İslam dünyasında kadın ve bilim  [2] üzerine yapılan araştırmalar, Rayhana için neredeyse seksen yıl önce yapılan bu değerlendirmenin ötesinde çok az ilerleme kaydetti. Son çalışmalarda bir avuç isim gün ışığına çıksa da hepsi 10. yüzyıl itibariyle tarihe k...

Bilimin Gün Işığında Bir Fizikçi: Feza Gürsey | Irmak Koç

Resim
  "Oğlum Feza’ya O gece Bu mücevher hediye, Hılkatin bir minicik şah-eseri, Bir viran haneyi mamur, Bir fakir anneyi “Karun” etti." - Remziye Hisar, 7 Nisan 1921, Anadolu Hisarı Şekil 1 Feza Gürsey’in Otağtepe’de doğup büyüdüğü ev Feza Gürsey, 7 Nisan 1921 tarihinde İstanbul'da doğmuştu. Annesi Remziye Hisar, Türkiye'nin ilk kadın kimyagerlerinden biriydi. Hisar, o dönemde Darülfünun'da kimya bölümünde eğitim gören üç kadın öğrenciden biri ve aynı zamanda Sorbonne Üniversitesi’nden doktora derecesinde mezun olan ilk Türk kadındı (Ak, 2023). Ünlü fizikçinin babası Reşit Süreyya Gürsey ise onun gibi bir fizikçi, tıp doktoru ve öğretmendi. İstiklal savaşında Kütahya cephesinde bulunmuştu. Feza, çocukluğunu kölelik ile özgür olma arasında seçime zorlanan 1920’li yıllar Türkiye’sinin zor koşullarında yaşadı. Türkiye özgürlüğü seçmişti ve bu özgürlüğün bedeli olan Kurtuluş Savaşı’nı yapmak durumundaydı. Annesi Remziye Hisar Kurtuluş Savaşı’na geleceğin gençlerini yetişt...

En Garip Adam: Paul Adrien Maurice Dirac | Irmak Koç

Resim
  "Eğer daha uzağı görebiliyorsam bu, benden önceki devlerin omuzlarına tırmandığım içindir."  (1) - Isaac Newton Bir bilim insanı düşünün; çocukluğunda J.J. Rousseau'nun Cenevre'deki heykelinin çimlerinde oynayan, diğer bilim insanlarını şaşırtan, Chopin'in valslerine bayılan ve bazen de " Fark etmez." diyerek konuşurken kullandığı kelime sayısını yüzde yüz arttıran en garip adam. Şöyle diyordu Bohr: "Enstitümü ziyaret eden en garip adam." Şekil 1 Dirac ailesi. Soldan sağa sırasıyla Florence Hannah Dirac (Kızlık soyadı Holten) (1878-1941), Béatrice (Betty) Isabelle Marguerite Walla Dirac (1906-1991), Réginald Charles Félix Dirac (1900-1925), Paul Adrien Maurice Dirac (1902-1984) ve Charles Adrien Ladislas Dirac (1866-1936). Evet, ciddi anlamda garip bir bilim insanı. Bu garipliğini Charles Dirac adlı modern diller öğretmeni olan babasından aldı. Onun evinde yemek saatlerinde ev ikiye bölünürdü: Dirac ve babası salonda, annesi ve diğer kardeşle...