Kayıtlar

Galileo Galilei I Hasan Özalp

Resim
Editör Notu:  ”Galileo Galilei” adlı okumakta olduğunuz bu metin Hasan Özalp tarafından Doğu'dan Batı'ya Düşüncenin Serüveni, Antik Çağ Yunan Düşüncesi, Ortaçağ Düşüncesi, Cilt 2, (Ed. Bayram Ali Çetinkaya) , İstanbul: İnsan Yayınları, 2015. s.981-999 için yazılmış olup, sayın Özalp’den aldığımız izin doğrultusunda sitemize  Onur Kenan Aydoğdu  tarafından uyarlanmıştır. Keyifli okumalar. Evren bütün yönleriyle insanların dikkatini çeken gizemlerle doludur. Bu gizemlerin önde geleni ise astronomidir. Antik çağların en ilgi çekici bilimle­rinden biri olan astronomi bilim insanlarının üzerine tartışmalar yürüttüğü bir bilimdir. Çünkü insanoğlunun gözlemlerinin çok ötesinde bir alandır. Bu alan xv. ve xvı. yüzyılda farklı bir bakış açısıyla insanoğlunun zihin dünyasına yeniden taşınır. Kopernik ve Kepler'in araştırmalarıyla astronomi, bilim ve din için yeni bir kırılma noktası oldu. Ancak Kopernik ve Kepler'in araştırmaları amprik bilim açısından birçok eksiklikle doluydu...

Yeryüzünün Geleceği I Samet Tekin

Resim
“Eğer günümüzde yaşadığımız gibi yaşamayı sürdüreceksek önümüzdeki doksan yıla tanık olacaklar adına korkuyorum. En güncel bilimsel anlayış, canlılar dünyasının taşma noktasını aşıp çökecek biçimde ilerlediğini öne sürüyor. Aslında bu gidişat zaten bir süredir devam ediyor ve hızını da giderek artırması bekleniyor. Çöküşün yol açtığı ve birbirini izleyen sonuçlar gitgide hem daha büyük ölçekli olacak hem de daha derinden hissedilecek. Güvendiğimiz her şey -doğanın bizim için karşılıksız biçimde sağladığı şeylerin tümü- değişime uğrayabilir veya tamamen çökebilir. Öngörülen bu felaket, Çernobil’le veya şu ana kadar tecrübe ettiğimiz başka herhangi bir şeyle kıyaslanmayacak kadar yıkıcı olacak.” [1] Ünlü belgesel yapımcısı ve doğa tarihçisi David Attenborough, yeryüzündeki doğal hayatın yok oluşunun, insanlığında yok oluşu anlamına geleceğini ve insanlığın doğal hayat üzerine alışkanlık haline getirdiği sömürüsüne devam ettiği takdir de bunun kaçınılmaz olduğu gerçeğini bu sözlerle ifade...

Fitopatoloji Nedir? Kara Pas Örneği I Begüm Yurdakul ve Begüm Sargın

Resim
  Fitopatoloji Nedir? 17. yüzyılda botaniğin bir kolu olarak ‘’Patoloji’’ adıyla Avrupa’da ortaya çıkmış daha sonra fitopatoloji ismini alan fitopatoloji , kelime anlamı olarak phytos=bitki, pathology=hastalık bilimi anlamına gelmektedir. Fitopatoloji, ‘’mikoloji, viroloji, bakteriyoloji ve herboloji” olmak üzere 4 bilim dalından meydana gelen ve botanik, genetik, biyokimya, bitki fizyolojisi, moleküler biyoloji gibi birçok bilim dalı ile ilişki içinde olan çok geniş kapsamlı bir bilim dalıdır. Bitkilerde meydana gelen hastalıkları inceleyen ve bu hastalıklarla mücadele yollarını araştıran Fitopatoloji şunları konu alır; Bitkilerde hastalığa neden olan canlı ve cansız etkenlerin neler olduğu Hastalık etmenlerinin bitkilerde meydana getirdiği belirtiler Hastalık etmenlerinin bitkide hastalık oluşturma mekanizmaları Hastalıktan koruma ile ilgili metotlar ve üründeki zararı azaltma Fitopatoloji, bitki hastalığı epidemiyolojisi, bitki hastalık direnci, bitki hastalıkların...

'Türk Einstein' Oktay Sinanoğlu I Onur Kenan Aydoğdu

Resim
Türkiye, “Türk Einstein” olarak bilinen uluslararası üne sahip bir araştırmacı olan Oktay Sinanoğlu’nun adını The New York Tımes Gazetesi'nde 1963'te yayınlanan "Kimyager 28 yaşında Yale Profesörü" yazısıyla öğrendi. Yazıda, 100 yıl sonra Yale'de ders veren en genç profesör olduğuna dikkat çekiliyordu. Diplomat Nüzhet Haşim Sinanoğlu ve çevirmen-gazeteci Rüveyde Sinanoğlu’nun çocuğu , ünlü sanatçı Esin Afşar'ın ağabeyi olan Oktay Sinanoğlu, 1935 yılında babasının Türkiye Başkonsolosluğunda görev yapmakta olduğu Bari'de doğdu. 1939 yılında İtalya'da II. Dünya Savaşı'nın başlamasının ardından ailesiyle Türkiye'ye döndü. (Oktay Sinanoğlu, babası Nüzhet Sinanoğlu, annesi Rüveyde Sinanoğlu ve kardeşi Esin Afşar Sinanoğlu ile birlikte.) 1953 yılında TED Yenişehir Koleji'ne burslu girerek birincilikle bitirdi. Okulun verdiği bursla kimya mühendisliği okumak üzere ABD'ye gönderildi. Okulun ABD'ye gönderme gayesinin devşirme olduğunu her sef...

Martin Rees ve Altı Rakam I Onur Kenan Aydoğdu

Resim
  Evrenimizin, kontrol kolları, göstergeler ve tuşlarla dolu kocaman bir kontrol paneline sahip olduğunu düşünün. Her biri evrendeki bir konuyu yönetiyor. Bu ışık hızı olabilir, bir elektronun kütlesi olabilir ya da çekim kuvveti olabilir. Eğer bu ayarların birini birkaç derece bile değiştirirseniz evrenimiz bambaşka bir yer olurdu. 1 Yaşama elverişli bir evren pek çok açıdan özel olmalıdır. Her türlü yaşamın ön koşulları fizik yasalarına karşı hassastır. Büyük Patlama biraz olsun farklı şekilde cereyan etse bu koşullar ortaya çıkamazdı. Daha farklı şekilde cereyan edecek büyük patlamaların pek çoğu, atomları, kimya ve gezegenleri olmayan ölü doğmuş evrenlere yol verirdi. 2 Ve haliyle yaşam mümkün olmazdı. 3 4 Fizikçilerin hesaplamalarına göre, eğer fizik kanunları ve sabitleri bir parça bile farklı olsaydı, evren öylesi bir şekilde gelişecekti ki yaşam imkânsız olacaktı. 5 Britanya'nın Kraliyet Astronomu Martin Rees , Just Six Numbers (Tam Altı Rakam) adlı kitabında evrenin ha...